11 Aralık 2008 Perşembe

bir saç vardı ki bende....

...benden öte...

Simsiyah düz ki ne düz yıka çık, ışıltısından bakarken kamaşırdı gözler, zaten kaş-göz siyah (kaşlar tek, uzun eski yastıklar misali kalın da bir de üstüne) tam "zeytin gözlüm sana meylim nedendir" durumundayım...

Uzun da bir de saçlarım, annem yıkardı dolanırdım öyle savura savura...

Lise mezuniyetimden sonra boyattım saçlarımı ilk kez, yaklaşık 4-5 sene kızıl kullandım tonlarını hep deneyerek ama kaş göz siyah olunca açık renk sırıtıyor bağırıyor yüzüne gitmedi bu renk he heeeey diyerek... Sonra Bolu' da gazinosuna rahat girdiğim ve kuaför çocukların da saçlarımı mı artık beni mi oradasını bilemediğim sebepten ötürü "hanımefendinin" tarakları ( paşanın karısı) kullanılarak ve her hafta saçımın rengi ile oynanmak suretiyle senelerce saçımla oynadım durdum...

İlk permamı yaptırdığımda ön kısım komple yandı kapatacağım diye gerilerden perçemler indi alnıma (sonrasında sivilceler bastı alnımı), permanın geçiş evresi de akıllara zarardır ya Allahım tepe düz aşağı anlamsız kıvrımlar ne olduğu belli değil...

Bu yetmemiş gibi ilerleyen seneler ben olacak, sen git iki perma daha yaptır farklı zamanlarda saça...

Kılavuzu karga olanın burnu b.ktan çıkmaz derler ya benim de kılavuzum bizati kendimim... Burnumu çıkaramıyorum...
Artık hocalar ikaz ederlerdi elinde kalacak saçların bu kadar oynatma diye...
Yalnız bu renk değişikliklerinden her türlü yeniliklere açık insan sanılmayayım lütfen sadece oynanılan saçın rengidir hayatta saçımın uzunluğu (ara sıra kırık aldırmak hariç) modeli değişmez...
Saçıma fön çektirmem yapıştırıyorlar saçımı zaten yağlı ertesi saate o kadar oynamaktan vıcık vıcık parlıyor kendim çekiyorum ben havalı havalı oluyor aletle...
Keskin değişiklikler sevmem çanta bile değiştirmem kıyafetime, ne bellediysem o...
Saatim bile annemin mezuniyetime aldığı saattir...
Eşyalarıma sadığımdır kenara atmam ya da bir onu bir bunu yapmam, yapamam bilmiyorum tarzımı değiştirmem hoş bir tarzım var mı onu da bilmiyorum ama ikoncan olmadığım kesin, "rahat" neyse o benim için...
Çok gezdim ikoncan gibi o topuklar dar pantolonlar kılık kıyafet saç baş, bıktım artık minimal giyim ne güzel şimdilerde... Bisiklet yaka bir tişört, bir kot altına spor ayakkabı çanta da taşımayı sevmem zaten, Rengin' in yedekleriyle dolandığım için senelerce hep sırtımda bir çanta okul çocukları gibi alışmışım ona da rahat geliyor ona dolduruyorum herşeyi...
Yolun yarısı yaşıma basmaya tam tamına 60 gün varken şu an saçımda boya yok kendi rengimi kullanıyorum Allahtan da beyaz sol kulak hizamda bir tane, fazlalaşınca kendi rengine boyarım herhalde çünkü 4 yaşındaki kızım kendisini kreşe almaya gittiğimde saçımı toplu gördüğünde kulağıma eğilip: "anne saçlarını açar mısın bir de fön çek daha güzel oluyorsun" diyor üzerine ertesi gün yine topluysa yüzüme bakmıyor serseri...
Demek ki beyazlarım çoğalınca ve ben onları boyatmazsam hepten tanımayacak beni...
Şimdilerde düşüncesi sardı beni Rengin' in ilerde saçına işlem yaptırma istekleri karşısında...
Büyük konuşmayayım yiyorum çünkü hepsini ama karşı çıkarım sonuna kadar da...... :)

4 yorum:

özii dedi ki...

Etkili olamayan annen miydi yoksa o da seni sallamacak mı annesi gibi :)))

Valla bizi neler bekliyor yaşayıp görücez , şimdikilerde dil maşallah pabuçç :))

funda dedi ki...

Ahhhhh özii ah derinden yaraladın beni ne olacak acaba ilerleyen günler...
onun bluğ çağı benim menapoz dönemim iki deli dolanırız artık :)))

özii dedi ki...

Hakkaten yaww ben onu es geçmişim amanınn :))

Tuana dedi ki...

Anadolu Lisesinde hazırlıgı bitirmeme 10 gün kala başladım saçlarımı boyatmaya. Oysa uzun, gür, dalgalı saçlarım vardı çok güzeldi ama o kadar renk değiştirdim ki mahvettim saçları. Mutasyona ugradılar resmen o dalgalı saçlar gitti dümdüz saçlar geldi.
1.5 yıldır siyah kullanıyorum bundan sonrada değiştirmem sanırım.

Bu arada bende annemin saçlarını toplu değil, yandan tel tokalarla yarım toplu severim :)
Aslında her halini beğeniyorsun ama daha çok beğendiğin bir hali oluyor illa ki :)