2 Ağustos 2009 Pazar

Cuma' dan Pazara...


Cuma sabahının hızına, gerginliğine ve kill bill havasında geçen anına inat, öğlen arası komşu kurumdaki misafirliğimizde, tam dingin su şırıltılarının muhabbete eşlik ettiği dinginlikteydi ki şaşılası durum bizim için...

Fıskiyeye bak, o sana baksın, arada yemek ye, bol sohbet, sonrasının kahveleri derken hafta sonuna hızlı bir girişin ardından cumartesi Konya diyarlarına düğüne git gel derken, ailece hayatımızın uykusunu uyuyup öğlen vakti denilebilecek saatte kalktıktan sonra, yine herkes her bulduğu yere devrilerek geçirdi de pazarı, bir ben yine iki ayak üzerinde sektim durdum bütün gün...

Masaldaki durumlar nasıl mı devam hala kendimi(zi) iyiden iyiye cami duvarına benzetiyoruz artık...

5 yorum:

SMİLENA dedi ki...

güzel bir hafta dilerim...

bahar gelsin dedi ki...

su nasıl bir şeydir bilinmez seyredince bile hayat veriyor insana
dünyanın ve insanın 3/4 ü su,kanın % 90 ı su yaşamak için yine su,deniz herkesin aşkı mavi
geçen bir arkadaşımal konuşuyorduk niye bu kadar aşığız suya diye kendini en güvenli hissettiği yeri özlüyordur insan belki de dedi anne rahmini,içinde de su,öncesi cennet orasının da tarifi akan sular
susuz kalmasın hayatımız dileğim
(ankarada fiskiyelerle idare etsek de )
iyi haftalar

öykü dedi ki...

Su sesı
ınsana huzur verıyor
ozellıkle denızın dalga sesını ben cok huzur verıcı buluyorum
ıyı haftalar dılıyorum sana
sevgılı Funda

Dolunay dedi ki...

bende bayılırım su ve dalga sesıne.

öykü dedi ki...

Fundacım cesaret konusunda senı mımlıyorum:))
sevgılerımle