29 Ağustos 2009 Cumartesi

"Gel Bir Öpeyim"

Epey oldu konuşuyorduk iş yerinde, çocuklardan özellikle yazdığım önceki yazıdaki durumdan bahis açılmıştı, onun üzerine...
Çocuklar sevgiyi o kadar iyi algılıyorlar ki, samimisini, eğretisini ve ona göre tepkilerini direk veriyorlar, ne güzel bizim gibi uğraş vermiyorlar, kırıldı mı aman küser mi şu mu bu mu demeden...
Her zaman savunuyorum hele ki çocuğa sevgi, emek ister...
Kimseyi yermek değil niyetim, iğneyi kendime batırayım, babam biricik babam...
Kızım ilk torunu zaten başka da yok...
Bizim küçüklüğümüzde oynama durumu olmamış ki, bilmiyor kucağında hoplatma ya da parka götüreyim, bir bakkala sokayım şeker alayım durumlarını...
Hep işlerinin uygunsuz saatlerinden, görüşmelerimiz bile aynı ev içinde nadiren oldu evlenene kadar...
Sonra Rengin doğdu, aklı başına geldi, anneanneye tapar Rengin, 2,5 yaşına kadar bakmış olmasının verdiği yakınlığa ilave, yorulduğu yere han yapmasından, bütün olmazları olura çevirmesinden ve ağzından bir Rengin derken on tane Rengin in birden çıkmasından kaynaklı...
Dedemiz de uzaktan uzağa "gel bir öpeyim" veya "Rengin dedesini sevmiyor"...
Yahu baba ne sevmesi ne sevmemesi, sen çocuğa sergide asılı bir tablo muamelesi yaparsan yanına gelmez, sevdirmez kendini tabi...
Emek veriyor musun ona derim hep, mesai harcıyor musun?
Sonra baktım babam ilerleyen günlerde, onunla oynamaya başladı baktık bizim kız ısındı dedesine...
Şimdi o da bayılıyor dedesine, aşkları dedesinin kreşten almasıyla kuvvetlendi...
Çok uzun bir süre babam aldı kızımı kreşinden, bir bakıyordum ki kavga döğüş gelmişler kapıya, bir bakıyordum ki güle oynaya...
Şimdi iki taraf da hallerinden öyle memnunlar ki...
Tatildeki Ayfer teyze de öyleydi, daha bir saat bile geçmemiş tanışmamızın üzerinden Renginle bizlerle, kadın neler yaptı, ne oyunlar, yorulmasına rağmen yine de kırmadı oynadı durdu bizimkiyle...
Ama Rengin'in de Ayfer teyzesiyle bir vedasını görmeliydiniz, o ağlamasını, bir kağıda resim yapmış Ayfer teyzesi, elinden tutan bir kız çocuğu kendisi, hediye etti Ayfer Teyzesine...
Bakıyorum da çocukluk da zor iş, habire çevresinde,
"Gel bir öpeyim"
"Azıcık gel de konuşalım"
"Gel bir yanıma sevdir kendini"
"Kreşte ne şarkılar öğrendin söyle bakayım"
"Arkadaşlarının adı ne"
sorularıyla çevresinde bir sürü amca-teyze/ abla-ağabey...
Kimbilir çocuk aklında o sözleri duyunca cevaben ne geçiyordur...
Büyük olsa bileceğim de.... :)
Anneannemin bir lafı vardır "kuru kuruya kurbanın olayım"...
Çocuk sevgisi emek ister, mesai harcansın ister, samimi sevgi ister...
En azından benimki öyle :)

9 yorum:

ramazan dedi ki...

her çocuk aynı.benim torunum da babaannesini benden çok seviyor.biz erkekler biraz kuralcıyız galiba,ondan çocuklar bize biraz mesafeli sanırım.ama gene de aramız iyi bizim.sevgiler.

bahar gelsin dedi ki...

gerçekten çocuk sevgisi emek istiyor
bence de çocuk olmak zor
ama şöyle bir geriye bakınca tekrar yaşamak istediğin bir devre var mı desen tam hatırlamadığım 0-6 yaş derim
sonra hatırlıyosun takıyorun takılıyosun
çocuk olmak güzell

GeCe dedi ki...

çok doğru yazmıssın buradan bende söyleyeyim bazı anne babalar görüyorum çocuk ne isterse yapsın istiyorlar otursun yaramzlık yapmasın konuşmasın vs. ama kendileri çocuğu ne bir karşısına alıp konuşmuş ne sevmiş ne oynamış çocuklar kendisine nasıl davranılırsa ve hatta nsıl yaklaşılırsa hemen hissediyor

GüLCaN dedi ki...

benim ki de öyle..

samimi sevgiyi her zaman ayırt edebilme özelliği, riyakarca seveni pat diye saptayabilme yetisi bi tek çocuklara verilmiş galiba...

sardunya dedi ki...

Kuru kuru gadanı alayım
takır takır kurbanın olayım:))) Çoktur her yörede:)

Paşa dedi ki...

aynen öyle bu çocuklar çok sevgiye muhtaç oluyorlar ve özgüvenlerini sevgiyle kazanıyorlar...bizde de emreye pek fazla alaka ve ilgi var bazıları tuhaf karşılasabile umrum değil:)evlat beim seven ve sevgi veren benim...

Anne İş'te dedi ki...

yahu uzun uzun yazdım,hata verdi.Kısa yazayım bari;dede ile vakit geçirdikçe zincir kırılmış,paylaşımla sevgi de ortaya çıkmış ne güzel.ve hay Emeğine sağlık FUNDA'CIM.SEVGİLER

aysencifci dedi ki...

O kadar doğru ki yazdıkların Funda! Kişilik yapısı bu birazda. Benim babam bizimle deli gibi oynardı ama bizim derviş senin baban gibi ESKİ adamlardan, alıp götürmez.Çocuklar gibi dürüst olabilmek bizim için o kadar zor ki. Hep maskelerimizi sürdürmek zorundayız..
Sevgiler,

tatesal dedi ki...

Canım ya doğru çocuk emek ister,güç ister...hemende anlayıverirler sahte ve gerçek sevgiyi...Bizdede vardır anneennenin lafından ama şöyle;Kuru kuru salavat gel bu gece bizde yat....:D
Sevgiler