7 Ekim 2009 Çarşamba

R.terapi:25 , K.terapi:5...

Bu sabah ilk defa tek başına gitti babam radyoretapiye, haftada birgün bakım zamanı, o gün de bütün hastaları 12:00 ye kadar alıyorlar, illa gelme dedi kötü hissedersem dükkandan birini çağırırım dedi kendi gitti, kaldı 25 iş günü...
Morali güzel, hala kapışmaya devam, gelmeyin üzerime diyor, sağolsun ağzımız da bozuk bir miktar, Allaaaah meydan muharebesi...
Dedim ki blogdaki arkadaşlarımdan ne dualar alıyorsun bak söylemiştim sana o yüzden denileni yap yanındakileri üzme...
Ne hikmetse doktoru kendi anlamak istediği yerden dinliyor ve anlıyor, yok o öyle demedi uyduruyor Funda, oldu kendim için uyduruyorum ayrıca da ne uydurması annemin evinde konsolun üzerine renkli kalemlerle yazılmış ilaç kullanımları önünde ilaçlar her ilaç saati aramalar sıkıştırmalar ne fayda çocuk gibi peşinde dolanıyorum dolanıyoruz...
Bir dolu iyi yürekli arkadaşlarımdan dostlardan destek telefonları, sizlerin destekleri önce benim moralimi düzeltirken sonra ben de babama eve yansıtıyorum tabi...
Bu arada hayatım o kadar annemlere babama endeksli ki Allahtan bizim Bey arada bir ses çıkarma girişminde bulunsa da düşünüyor aklınca ki o sesi de geri alıyor, Rengin sorunsuz kreşe devam tek derdi giydiği eşofmanın cebi olsunmuş, bir de saçlarına bir sürü ince örgü örmeliymişim...
O kadar yorgunum ki değil örgü sabah akşamdan kalma mutfağı bile toparlayamadığım zaman oluyor...
Üzerine de bir soğuk algınlığı edindim kendime çok lazım gibi, artık babamın yanında maskeli dolanacağım ki ona bulaşmasın...
Bizim beyi uzunca bir süre gurbet ellere göndereceğiz ilerleyen günlerde...
İş yeri de sessiz şimdilik pürüz yok demek ki diyorum arkadaşlardan gelen yorumlardan da aklıma geldi, yazın yırtınıyordum depoda ne işim var diye işte bu iş için gelmişim demek...
İşte bu da bunun hayrı...

11 yorum:

objektifim dedi ki...

insan alışıyor sanki değil mi ?
yani buna alışmak mı, kanıksamak mı yoksa kabullenmek mi denir bilemiyorum ama hepsi birden galiba...
inançlı bir insan olarak söylenecek tek şey var sanırım: Allah'tan gelene söylenecek söz olamaz..
sadece yapacağımız şeylere bakmalıyız bir kul olarak
"Ben derdini verdim, sen Fizan'da bile olsa dermanını ara" demiş ya öyle işte
Derdini veren Allah, dermanını da verir
iyi dilekler, iyi düşünceler ve dualar karşılık bulur muhakkak
bulur çünkü taaa yüreğin derinliklerinden gelerek dilediğimiz, söylediğimiz sözler bunlar
yılmak yok, pes etmek yok...

funda dedi ki...

alışmaz mı objektifim annem her zaman der ki Allah dağına göre kış verirmiş...
Zaten Allahtan dileğim kaldıramayacağımız yükler sıkıntılar dertler vermesin kimseye...
ilk öğrendiğimizde annem ben babam dönüyoruz hastaneden babamı bıraktık dükkana evle arası oto mesafesi 10 dakika bile yok çok ağladım çok ama, evde de öyle kardeş-anne-ben...
Sonra annem dedi ki ağlamayın çok üzülmeyin üzüntü üzüntüyü ağlama ağlamayı çeker Allahın gücüne gider hayırlısını dileyin dua edin...
Korktum sonrası çok ağlamamaya çalıştım o dönem çok telefonla konuşamadım hala da çok konuşamıyorum hüzünlü şarkı dinleyemiyorum arada bir düşüşler yaşansa da kalkması mecbur ama ALIŞTIM alıştık duruma...
Fakat gerçek şu ki şu meydana yazmam sizlerin yorumları inan beni kurtaran oldu çünkü konuşmakla yazmak arasında neler var yazmak döken içimi ayrıca da normalde güçlüyümdür burnumdan kıl aldırmam :)
amma çene yaptım :)
Hepinizden ayrı ayrı Allah razı olsun gönlünüzün muratlarını versin hep müjdeli haberler paylaşalım inşallah :)

Anne İş'te dedi ki...

fUNDA'CIM;

Anne kartalım;minik yavrukuşun tek derdi olmayan cebi ve ince ince örgüleri dedin ya..

Bu işte ;tüm yaşam bundan ibaret..

Bu arada dr. randevularımız sonunda annemle benim yorumum o kadar farklıdır ki;babacığının dediği gibi yoksa ben mi uyduruyorum diye şüpheye düştüğüm olmuştur!!

Ama baba;sek sek saydıracak kuvveti muhafaza ediyor ya bu işte yaşam enerjisi arkadaşım.Varsın saydırsın,hep saydırsın!!

Sevgilerimle..

meltem dedi ki...

demek depoda bu yüzden işin varmış:)
sanırım haklısın funda kafan ne kadar rahat olur etraftan gelecek ekstra sıkıntılar ne kadar az olursa babana ailene ve prensesine harcadığın enerji daha çok olur
babanın tüm yaşadıklarına rağmen hala size diklenmesi bile sen anlatırken beni gülümsetiyor
aklı ve gücü yerinde olsunda varsın iki kuruş küfretsin diyorsundur belki içinden:)
allah bu günlerinizi aratmasın inşallah
hani çok yorgunum demişsin ya? önümüzde ki günlerde bi süre ankaraya gelicem yapabileceğim bişey var mı? gerçekten soruyorum..
ya da burdan istediğin bişey
sevgiler

efsa dedi ki...

çok sevindim Funda :)))) benimde yüzümü güldürdünüz. Allah bol bol sağlık sıhhat ve huzur versin size.

aysencifci dedi ki...

Funda'cım, bu radyoterapiler böyle bir bıkkınlık yapıyor, ayrıca kemoterapiler daha da beter yapıyor. Ben 3.de vazgeçtim diye sulu zırtlak ağlamıştım da derviş kavga kıyamet beni kararımdan döndürdü... Olacak bunlar, insan bazen kaldıramıyor, kabullenemiyor, kurtulmak istiyor ne pahasına olursa olsun ama sonra sorumluluklar, evlatlar, eşler, torunlar derken gene ayağa kalkıp yoluna devam ediyor..
Yaşlılar da bir yerde 2.çocukluk yaşıyorlar. Küsüyorlar, mızıkçılık yapıyorlar, ilgi istiyorlar. En iyi annecin anlar onun halinden. Size düşen sabır, moral, sonsuz destek.. Söylemesi ne kadar kolay, yapılması ne kadar zor değil mi?
Kolaylıklar ve şifalar diliyorum.
Öptüm

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Merhaba; arkadaşım Smilena'nın bloğuna yazdığında geçmiş olsun ziyaretine gelmiş ve blogger sorunlarından dolayı bir türlü gönderemediğim uzunca bir yorum yazmıştım.
Verdiğiniz mücadeleden başarıyla çıkmanız için dualarıma sizi de ekledim. Hayatınızın sağlık ve mutlulukla sürmesi dileğimle babanızın ellerinden öpüyorum.
Sevgiler..
Gülen..

bahar gelsin dedi ki...

işte bilemediğimiz hayırlar gizli şer görünenlerde ama imtihanı kazanmanın yolu bela geldiğinde sabırmış insan kendi hayatını bile seyretmeliymiş film gibi sessiz tepkisiz.)))

herşeyden azıcık dedi ki...

Bak işte bu yaşımda benim öğrendiğim en önemli şey bu ne kadar yırtınırsak yırtınalım gene herşey olacağına varıyor bende saldım artık:))Allah herşeyin hayırlısını versin önemli olan bu bence.Babaya selam ederim azıcık laf dinlesin kızmasın öyle herşeye öpüldünüz efenim.

GeCe dedi ki...

gerçekten işin hayrı buymuş o zamanlar insan anlayamıyor doktorun söylediklerini yanlış anlama durumlarını ben de babamın kalp ameliyatı sürecinde yaşamıştım babamda çok evhamlıydı tavsiyem doktorun söylediklerini onun yanında bir yere not etmeniz sonra bak bakalım ne demiş bu o demek mi diye gösterirsen daha rahatlayacaktır eminim

Hapi dedi ki...

hello... hapi blogging... have a nice day! just visiting here....