14 Mayıs 2010 Cuma

Kuruyemişçiyim O zaman...

Sene 2001, aylardan Kasım ya da Ekim, okuldan mezun olmuşum öğretmen yeterlilik var, yeterli değilim ne anlar beden eğitimi öğretmeni tarihten, matemetikten, zaten de lisede görülmüş en son, tembellik de o saatten sonra çalışmaya yeğ...
Apartmanda şimdiki çalıştığım kurumda çalışan, abla ağabey dediğim saydığım, sevdiğim bir çift var...
Bir gece kapıya geldi İ. ağabey dedi ki bizim kurum sınav açacak senin bölüm mezunlarına katıl mutlaka...
Sağol İ. ağabey katılırım, başvurumu yaptım, sınav günü pazar ingilizce sınav var.
Çok da matah değil ingilizcem, o kadar kurslara, hazırlığa rağmen hep haytalıktan benimki...
Neyse pazar günü sabahtan metroya gittim her pazarki gibi, dükkanın acil ihtiyacı ne varsa aldım geldim, kahvemi demleyip içip dükkanı çocuklara bırakıp zaten de Sıhhıye' ye yakın Atatürk Lisesi' nde sınav gittim...
Girdim geldim, dedim babama hiç birşey anlamadım sorulardan da cevaplarından da, unutun sakın da birşey sormayın dedim kafamda da sildim gittim...
Bir sabah Marlboro siparişi verirken bir telefon, kim hatırlamıyorum sınavı kazanmışım işte nasip...
Sonrası malum sabıka kaydı, sağlık raporu, prosedür tamamlanmasının ardından 30 kişi bir yerde toplandık biz cücükler, bakıyoruz birbirimize ne olduk biz şimdi diye...
Dört kişi seçtiler önce Kızılay binasına gittik, Genel Müdür Yardımcılarının yanına birer kişi kaldık...
Daha da beter sudan çıkmış balık gibiyiz, daha dünün çocukları şimdi koskoca Genel Müdür Yardımcısının yanında, devlet erkanından anlayan bir adam da değilim ki, esnaflık yaptım eyvallahım da yok, zaten zor adapte oldum...
Benim yanına verildiğim Genel Müdür Yardımcım da çok medeni, işini fevkalade yapan, mevzuatı sular selleri bırak aşmış gitmiş, yıllarını vermiş, özverili fakat sert mizacıyla seveni olduğu kadar sevmeyeni de fazla bir devlet adamı...
Onun çalışma sistemi, disiplini davranışları, hep hakkını arayan tavrı, düsturum oldu benim için, şanslıydım ilk başladığım yer en ustanın yanıydı...
Sabah öğrendim şimdi görevde değil ve ben çok üzüldüm, önce Kurum sonra Devlet böyle bir "Değer" i kaybettiği için...
(Parantez içi: "Devir kapatan olayları sevmedim hiç bir zaman")

8 yorum:

sufi dedi ki...

Zaten değerli kişilerin yüzde doksanı içerde, değerli kişinin de değersizler içinde işi ne? Hayırlısı olsun ustan için sevgilerimle.

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

Fundacım,
dün sana söyleyecektim aslında
ama malum işin vardı
o arada söyleyip de bir de buna üzülmeyesin diye sustum
ben de aynı kişiyle çalışmış olmaktan dolayı mutluyum
görevden alındığını görünce dün resmi gazetede, sanki bir yakınımı kaybetmiş gibi hissettim
hayırlısı olsun diyelim...

funda dedi ki...

Tontinim ne kadar haklısın sevgilerimle ....

Aynur abla servisteydi dün demek o da söylemedi beni teselliyle meşguldü sakin ol heyecanlanma diye...
Hayırlısı olsun inşallah hakkında...

tatesal dedi ki...

Eeee kıymetlinin kıymeti gidince bilinirmiş...

Yasemin dedi ki...

sizin adınıza ben de üzüldüm doğrusu

bu arada birşey sormak istiyorum
Aynur (Küçük Hala) ile aynı yerde mi çalışıyorsunuz
burdaki yorumdan onu anlıyorum da
senin bloğunuzda gördüğüm için, ben de takip ediyorum yeğenini:)
çok şeker
sevgiler...

funda dedi ki...

yasemincim Aynur Abla yı işe başladığımdan bu yana tanırım, yıl hesabını o daha iyi bilir ben unutkanımdır ama 5 seneden beri de aynı odayı paylaşıyorduk (ben depoya o başka bir birime gidene kadar) hakkını öeyemeyeceğim ablamdır kendisi has ablam :)
Yol açtım ona blog için çok da iyi oldu kuzuyu görüyorum hergün ben de :)

Yasemin dedi ki...

çok güzel bir şey insanın çalıştığı yerde ABLAM diyeceği birinin olması. şanslısın o zaman:)
çok da iyi yapmışsın yol açmakla
böyle kuzulara bakmak çok harika birşey dinlenmek için rahatlamak için Allah bağışlasın herkesin evladını.
sevgiler...

bahar gelsin-HANDAN GÜLER dedi ki...

iyiler dışarda işte:(( benim gibi:))