7 Ocak 2012 Cumartesi

Reklam Konusuna Geçemedim Bile...


Küçük ve orta ölçekli bir blog benimki...
Efendi efendi yazılan, arada fırtınalanan hayatı okunan, özünde içiyle dışı bir blog...
Sahibi evde otursa bile, çok gezen görünmeyen...
Şaşalı hayatım var anasını satayım, dert yok keder yok tey teeey, ultra hayatım var demiyor...
Çocuğum da akıl küpü, kocam nasıl da ilgili, süper de bir evliliğimiz var, kayınvalide, görümce sorunsallarım hayatta yok,  hepimiz bildiğin ruh ikizleri üçüzleri beşizleriyiz böyle birşey de yok..
B.k gibi de para ohhhh...
Peki hayatı başka tarafından gösterme çabası niye?
Bu pembeleşme çabaları bir nevi terapi mi?
Lan yaşayamıyorum bari -mış gibi yapayım...
Hasta eder insanı demedi demeyin...
Demiyorum ki donunuza kadar paylaşın, ben yaptım gerçi iyi birşey değil...
Malum sonra akbabalar arası geziyor şehir şehir bir de dost var, gibi görünen var, varoğlu var...
O zaman madem buralara geldik, mesaj vererek çekileyim huzurdan, reklam konusuna değinecektim blogdaki reklamlara ve onların akibetine...
O hal bir sonrakinde değinmek üzere hayırlı haftasonları...

9 yorum:

Sitare dedi ki...

bak bende b.k gibi giderse hayat şakır şakır yazarım,iyi güzelse -ki nadir olur:)onu da yazarım.sırf bu yüzden okuyorlar beni diye düşünüyorum.
ve aynı senin gibi düşünüp aman da leydi diana gibi hayatım var benim tribinde olanları çok abuk buluyorum.

Funda dedi ki...

Var öyle kontesler de Sitare, çok gülüyorum onlara :)

Funda dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Deli Anne dedi ki...

Bana da kimin zaman diyorlar ki, hep şikayet hep şikayet, bizi evlilikten de çocuklardan da soğuttun.. böyle dediklerinde korktum vebale giriyorum diye düşündüm.. sonra bir de şunu düşündüm; mutluluk bulaşıcı.. ya da tam anlamıyla huzur bulaşıcı demek daha doğru.. ben huzurlu bir bloga gittiğimde huzur doluyorum.. ama yalan dolan meselesini bilemem.. o zaten hissediliyor..

işte bu yüzden mutluluk derslerini devam ettirdim. kendi gözüme soktum hayatımdaki iyilikleri ve okuyan bir kişinin bile içinde huzur hissi bırakıyorsa ne ala dedim..

yoksa nerde her daim mutluluk.. hatta bugün yazacak gibiydim bu konuyu.. ne mutluluk dersi ama yazzdıklarımın hepsi elimde patladı bugün:)

Funda dedi ki...

Aman ben ne sanki Deli Anne habire kızgınık toplum polisi gibi...
Mutluluk tabi ki iyi birşey hep ondan bahsetmek motive edici yazanı da okuyanı da...
Fakat şu da bir gerçek ki uzun süre de olmayan ya da ne bileyim senin için söylemiyorum yanlış anlama akım derken b.kum da demek istemem ama ne bileyim işte...
Bazen ben de giden babama dair neler yazmak istiyorum da diyorum ki açan okuyan diyecek ki iyi ki bi babası öldü herkesin de gitti bu ne ki ağlak zırlak hep iç karartıcı diye ...
Velhasıl iyi kötü içimizdekini yaşadığımızı dökmüyor muyuz ekrana koyverip gitmek lazım biraz da o an ne yaşıyor ve yaşatılıyorsak :)
Sevgilerimle...

Deniz dedi ki...

niye içinden geliyorsa babanı yazmıyorsun, ya da yazmayasın ki, senin burası... Herkes istediğini yzasın... zaten herkesin yazdığı birbirine benzese sadece tek blog okunur... Huzurlu mutlu bloglar kendimi iyi hissettiriyor, dertleşilen postlar yalnız olmadğımı... Hepsi lazım

Funda dedi ki...

Biraz da dibe batarım diye yazmıyorum :(
ama haklısın hepsi lazım en önemlisi de bu...
Sevgilerimle...

özii dedi ki...

yerden göğe haklısn Fundam...
varsa vardır yoksa yoktur budur.
hakikaten ne oldu reklamlara ?

tatesal dedi ki...

ana kız pek güzelsiniz mutluluk hakkınız daima ve daima...