4 Ocak 2012 Çarşamba

Yılın dördüncü gününü geldi bile...
Bu da su gibi akıp gidecek belli...
Soğukların el ayak kaldırmasına izin vermediği günler, karlara bastığımızda hart hurt sesler çıkaran bir dönem hoş şehrin içine doğru kardan eser yokken bizim oralar kar-buz...
Rengin'in burun akıntısından, öksürüğünden geçilmediği eve, kendimizi zor attığımız bizim de hafiften arada burnumuzu çekip hapşırdığımız bu zamanlarda aileye yeni katılacak bireyin gelmesinin merakı sararken ortalığı dingin açık bir hava esmekte...


Adamı paylaşamamışız yalnız...

3 yorum:

Funda dedi ki...

birey bebek değil :P

özii dedi ki...

hahaha bu açıklamayı yapmasan cuk diye oturtmuştum bilesin ...

kimdir nedir bakimm ? :))

öykününannesi dedi ki...

yaa tam bebekmii? diye çığlık atacakken :))