3 Temmuz 2009 Cuma

Dur Funda... Sakin Funda... Kızma Funda... La Havle de Funda

Rengin in kreş kaydına gittim sabah...
Odaya girdim, büyükçe kare, bir oda dört masa, ardlarında dört kendini bilmez erkek zıttı, neyse işte sıfat bile yazmak istemiyorum, insan da demeyeceğim yoksa küfür geliyor aklıma binbir çeşit...
Saat sabahın 09:00 u...
Odaya girdim "günaydın" dedim en normalinden haliyle...
Çıt yok neyse sonra biri lütfen günaydın dedi diliyle dişi arasından...
Sonra sağdan cılız bir buyrun sesi ...
Ulen nereye buyurayım dört masa da boş, önü de boş ardında oturan da dört beyinsiz...
Nereye buyuracağım dedim bende sinir katsayısı yüksek ama sakin ses tonumla...
"Buraya" dedi eliyle gösterdi, baktım eli kolu var masa ardındakinin...
Gittim hallediyorum işimi, sağdan bir bakış deldi geçti beynimi, döndüm hala bakıyor dik ama nasıl, baktım bir yerim mi acik diye pantolonda giymedim ki fermuarıma bakayim yooo etek var...
Hala ardındaki haspa sinir sinir bakiyor...
"Hayırıdır üzerimde birşey mi var" dedim, döndü suratını kalktı yerinden, baktım suratı da var ama olanın da meymeneti yok...
Ben oradan çıktım ama oldum bir sinir küpü size...
Zaten geceden de hırlıyım derimle döğüş haliyle...
Birini buldum, dedim burada halkla ilişkiler nerede gösterdiler...
Ankaralılar bilir Büyükşehir Belediyesinin 153 Mavi masası var, gider oraya her türlü derdini anlatırsın ister telefonla ister maille...
Burada da Beyaz Masa varmış...
Gittim anlatıyorum ama sinirden titreye titreye...
Sakinleştirdiler beni, sonra dediler hiç merak etmeyin halledeceğiz...
İş yerime geldim ateşim sönmedi bir de Belediye Başkanının mail adresine mail döşendim...
Şimdi harım biraz söndü...
Hiç tahammül edemiyorum, ulan masa ardındakiler çok mu zor bir günaydına cevap vermek ya da güler yüzlü olmak...
Ananızı babanızı mı öldürdüm? aşınızı ekmeğinizi mi kestim?
Nedir yani bu tripler, buz gibi durmalar, koynunuza alın mı diyorum 5 dakika bile sürmeyen işim sonuçta...
Demek bunlar devlet hastanesinin acil servisinde filan çalışsalar vay hastaların haline...
Bu kadar mı zordur sorarım size?
Onlara da sormak lazımdı da neyse şimdi hırlaşmayayım dedim...
Çok istedim bir laf edeyim ama şimdi o soru tartışmaya daldırmasın bizi diye sus dedim Funda sus, suküt ikrardandır...
Hanımefendi çizgimden çıkmadım yani...

12 yorum:

tatesal dedi ki...

İstediğin çok değilki gülüm bir güler yüz iki tatlı söz....Bazıları masa ardına oturunca kendilerini önemli biri sanıp gelene gidene trip yaparlar...hayatta sevmediğim ve iş hayatım boyuncada 16-17 senedir hiç yapmadım...En üzüntülü günümde bile insanları kırmaktan çekindim...Babam öldüğünde bile o kadar yani....Ama geçen gün bir tanıdığın babası ölmüştü başın sağolsun anlıyorum seni falan gibi laf edecek oldum,tersledi beni açmayalım konuyu hatırlatma dedi...Bende şokkkkk.....

desperately-in-love dedi ki...

böyle sorunlu insanlar karşılarındaki insanları da sinir ediyorlar. acaba bir şey mi yaptım yanlış bir yere mi girdim gibi. bana da böyle oldu bir kaç kere.özellikle devlet kurumları böyle zaten. işim düşmüştü belediyenin birine. herkeste en büyük benim havası .aşağılayıcı bakışlar. rahatsız edici.

özii dedi ki...

ah Fundam ah bende çok zor tutarım kendimi böyle durumlarda .

Şimdi atlatacağım üzerine , hırr modunda gözlerimle deler geçerim ama anlamaz , anlasa adam olur zaten. Sonrada sakinleşmeye çalışırım.Sen çıkma güzel çizginden Fundam ...

creep dedi ki...

tipik bir iç anadolu vakası.
gel Ege'ye sen:)

Belgin dedi ki...

Fundacim, hanimligini bozmamakla iyi etmissin, gidip sikayet etmekle de.
Insanlara neden zor gelir, bir günaydin demek, gülümsemek anlamiyorum ki, odun gibi oldu bu insanlar..

GeCe dedi ki...

ay bugün bende böyle bir sinir yaşadım zannediyorlar ki ulaşılmaz kişiler pes

ikkuş... minikkuş.. yavrukuş... dedi ki...

Umarım şikayetin yerine ulaşır..Devlet dairesi çalışanları genellikle böyle suratsız oluyor.Sanırım sende memursun :S degil misin yoksa.. Ben evlendirme dairesine gittigimde şok gecirdim. ulan evlenmeye geldik evraklar tamam bi gün tarih alıcaz surata bak 5 karış. İnsanı en güzel gününde olacak iş değil bende az değilimdir yolarım orda ! Birde Creep e istinaden anadolu insanı sıcak olur. Bölge ile alakası yok davranışların kişisel problemleri.

funda dedi ki...

Tülin salak işte bunlar ya ne var bir güleryüz den kim ne kaybetmiş... ben de onu anlamam ah işte bu bizdeki iyi niyet merhamet konuyu açmayalımmış kapat Allah cezanı vermesin kapat ne olacaksa çatlak işte ne olacak... Bak nasıl sinirlendiysem :))


desperately-in-love ben de devlet dairesinde çalışıyorum ama görsen biri birşey sorsa neredeyse kendim yapıyorum işlerini güçlerini hatta hiç unutmam bir adam geldi öyle çok insan gelecek bir yer değil bizimki neyse adamla sohbet ediyoruz bekleme safhasında oğlundan şikayet etti ya deri rica etsem oğluma bir cv oluştursak da şu iş arama yerlerine yazsak olur mu diye aldım girdim bilgilerini ne var yani ne var elime mi yapıştı hiç olmazsa hayır duasını aldım benim işlerim rast gitti...
Ama o 4 tanesinin hiç bir işi rast gitmeyecek :(

özii hala hanımefendi çizgimdeyim bilesin :P

creep sen kötü birşey dedin anladım ben onu :))

Ya Belgin aslında çok deliyim bilsen sonda söylenecek lafları başta der eder bırakırım bir de çok ağırdır dilim ama bak hanımlık böyle birşey işte kendi kendimi yedirtti sabah sabah :)

herşeyden azıcık dedi ki...

daha çoook sinirlenirsin sen daha kreştesin:))Biraz daha büyüyün sonra anlatırsın maceralarınızı mesela suratına pis pis sırıtıp 3000 kağıt isteyen müdürler daha neler neler...

absalom dedi ki...

funda açıklayayım...

bizim millette bi koltuk sevdası var efenim.

ister bakanlığın ceylan derili koltuğunda otursun...
ister dandirik bi okulun plastik masasında otursun...

sen işi düşen olursan...
o,
o dandirikten işi halledecek olan olursa....

böle oluyo güzel yurdumda.


orda oturanlardan masa olur en fazla bilirim...
ya da iç içe geçen 4 lü sehpa...
en iyisi meşeden 4 lü yemek masası olur.

lakin sen işi düşen oldukca...
o döt kalkarda kalkar...
kalkar da kalkar...

inmez artık.


uzun yazdım yine bak daraldım :))

Neslihan dedi ki...

zor fundacım zor günaydın demek yüzlerinde tebessüm göstermek. Takdir ettim sessiz sedasız çıkmana. kesin ben kavga etmiş olurdum. tutamıyorum kendimi bazen.

Neslihan dedi ki...

başbakan yada miletvekili olsa idik. kapıdan karşılanırdık. çaylar ikramlar yapılırdı. işte bunlar çıkarcı insanlar.