24 Mart 2021 Çarşamba

Bekleyene Ödülse.....

İş pozisyonum içimi dökmeme çok engel, hoş şikayetleneceğim bir durum da var da yok çok şükür...

Şikayetlenmeyi ağlanıp zırlanmayı kabul etmeyen bünyem gayret sonrasını Takdire bırakmayı yeğ tutarken, ilerleyen vakitlerin lehimde oluşturacağı durumların hasıl olacağına inancımın tam olmasından dolayı bir rahatlık var tabiki de...

Blogumu açtığım ilk vakitler içimi dökmelerimin önce yakın akbaba ki azınlıktılar şimdi ise yok hükmündeler çok şükür sonra eş dostun yorumlarının zedeleyici durumları bir miktar, içinde yaşa Funda ne döküyorsun içini şeklinde düşünmemden sonuç; durum meydanımdan el etek çekmeme sebebiyet verse de çok da özlem duyduğumu belirtmeden geçemeyeceğim... Bu kadar uzun cümle kurmak cidden iyi bir şey değil kabul :) Okuyana ödül :)

Şimdilerde aktif bir duam var, duanın dileklerin bir aradaki toplu hal sinerjisine inanan bünyem bunu okuyana bir amin dedirtse daha ne isterim..?

Aktif dua..? Her dönem şükretmenin dışında edilen sıralamalarda arada üst sıralara yerleşen temenni dilek istek :)

Tam bir çiçek delisi sevgi arsızı olarak işlerin vaktinin zamanının dolmasını beklemek düsturuyla hareket ederken onlar benim apaçık ispatlarım... Kuru dala can verip ne şaheserler sunan Yaratıcının o çiçeklerle bende uyandırdığı umut belki de benim sonu hep umutla inanarak gayret sonrası inancıma destek... Düşününce çiçek bile vakti saati gelince açıyorken ben sen o, isteklerimizin olmasındaki bu acelecilik tamamen beşerin şaşkınlığına verilesi bir vaziyet nefsin eziyeti bünyeye...

Neyse aşağılarda yazan geçmişi bir seneden fazlaya uzanan zorlu gayretiyle nihayete eren mevzunun sonu haritada hafif kaymayla başka bir vilayette vuku bulacak ki bu hiç istemediğim bir durum...

Benim aktif duam burada devreye girerek sempatik kanal vasıtasıyla sonuca ermesini gece gündüz dilediğim önüme gelenden dilendiğim Allahım sen konuyu biliyorsun katına yerleşen bu sinerjiye siz de katılmak istemez miydiniz..? :)


    





  



 




26 Aralık 2020 Cumartesi

Ne Vaat Ediyor..?

 Aydınlanarak büyüme şerefine nail olan bir birey olarak -ki hiç tevazu göstermeyeceğim fazla tevazu avamdan nasihat dinletiyor bol bol- attığım her adımın ne vaatte bulunacağına dair sorgulama durumuna anca ermiş bulunmaktayım. Gerçekten...

"Keşkesiz" hayatlarımız da olmayacağına göre, denize girerken bile temkini elden bırakmadan hop diye dalmayan ben, her dönemde kalp sesime kulak verip atlayıp, her yanıma batan her türlü zevattan kurtulamaya kurtulamaya artık her hadiseye "bana ne vaat ediyor" şeklindeki girişimdeki bencilliğime seviniyorum tabi...

Vaat ettiği derken illa maddesel bir çıkar değil demek istediğim ha belki o da olabilir neden olmasın ki bir fiske bencilliğin kime ne zararı var...

Vaat dediğim, sıkça yazıda geçirdiğim, kendime vird edindiğim, felsefesini sevdiğim, bana kattığından mutlu olduğum hadise bu haliyle bende sakil durmadı, sevdim hayatıma tatlı tatlı bir abajur aydınlanması sıcaklığı verdi...

Kendi kıymetime anca erip ben de bu hayata bir defa geldim, bu hayat bana da tek kullanımlık düşüncem, yolu keyifli kat etmeme sebep olduğu gibi yolun sonu da çiçeklendi. 

Yıllarca sevdiğimi sandıklarımca çok manipüle edildim hem de misler gibi, bunu kabul ettim hep veren taraf oldum kendi inisiyatifimle bile isteye, değersiz görülmeye ses çıkarmadım hatta. Kim ne yaparsa kendi eliyle yapar der annem, üzüntülerime de kendi kendime sebep olmuşum, sevinçlerime de... Karayolunda bile bir dünya kasis, çukur, bir sürü frene bastıracak şey varken temkini elden bırakmamak yürüdüğüm yolun, vereceğim kararların günün sonunda bana ne vaat ediyor bu bana muhasebesi bana çok iyi geldi...

Denenmelidir salık veririm yürekten, pişman olunmaz...

Bu arada aşağıdaki postların birindeki sınav mevzumun sonucuna göre şube müdürlüğünü aldım şükür, çok severek yaptığım işin bana bu ödülü iyi geldi.

24 Ağustos 2020 Pazartesi

Ah Ahhhh

    İki sene oldu olmadı bayıldığım kahvenin konduğu kap olma şerefini verdiğim bu mamül ki zaten gözüm gibi bakarım en fazla iki kere yere düşürmemle ki (yine ki) plazanın bilmem kaçıncı katından da değil elimden pıt etmiştir tüm özelliğini yitirmek suretiyle mamüle veda etmenin derin üzüntüsünü taşır;

    Satıcı teknik servis ve bilimum tüm kurum kuruluşların "düşürdüyseniz özelliğini yitirmiştir biz sadece kapak sorununu çözebiliyoruz" şeklindeki yardım etmeyeceğiz veda et minvalindeki konuşmasında sonra ciğerine ateş düşmeye contigooooo dedim kapattım ben de telefonu ne diyeyim yani...

    Avucumda içiyorum artık kahveyi ben de...

 

                         

4 Mayıs 2020 Pazartesi

Haydi O zaman :)

Rahmetli dedemin sözüydü mülahazat kısmını boş bırak diye
Ne güzel demiş ya hiç demediğim diyemediğim  için yemediğim kazığın kalmadığı
Şimdiyse hiç üzülmediğim dahası iyi olmuş yemişim ne var tanımış oldum kimi kimseyi dediğim...
Eskiden kopamazdım kimseden hatalara sıkıntılara rağmen şimdiyse aklı başındalığın, özgürlüğün, fütursuzluğun verdiği nasıl bir cüretse aynı yolu yürümek zorunda değilim bu ne güzel bir şeymiş ne menem bir rahatlamaymış varsın eksik olsun yanında insan varsın koca bir güruh :)
Bir önceki postta kısmetin nasibin ne olup olamayacağını hep birlikte gördük
Nasibinse gelir Yemen'den, nasip değilse düşer çenenden...
Çok seviyorum bu özlü söz mevzusunu nasip olmadı işte
Mülakata giriş notu altmışa kadar ki olan hummalı çalışmama da yanıma kar kaldı kalan da aklımdan uçtu gitti güya karantina zamanı efe efe çalışırım ya arada diyordum çok çalıştım :)
Ne çalışması günde okuduğum kitap okuma sayısını evde olduğum günlerin toplamına denkleyemedim bile Netflix bile çok kayda değer ilerlemedi bir dizi bitirebildim odur onun dışı nasıl geçtiğini anlamadığım bir yayılma söz konusu ki ne mutluluk haftada bir işe geldiğim nöbet sisteminde haftada bir çıktığım dışarısının verdiği haz tabi o da güzel :)
Kızımın yüzünü günde toplasan yarım saat anca görsem de saatlerin nasıl geçtiğini günlerin nasıl gözümün önünden koşturduğuna kah şahit olarak kah farketmeyerek
Ez cümle demek lazım ki güzel nasipler gelsin Yemen'den :)
Haydi o zaman :)

1 Mart 2020 Pazar

Şansa Kadere...

Yıllar yıllar önce masal girizgahı gibi yıllar der uzatırken mübalağa etmiyorum cidden
20 yıl öncesine kadar böyle dersli ortamda sadece kızımın sınav zamanları hemhal olmuşumdur mevzuyla ki nereden bileydim başıma geleceğini
Aidiyetim canım ciğerim üniversiteden beri kahrımı çeken 0,5 kalemim yine baş tacım bu kez görevde yükselme sınavına çalışma eşlikçim
Büyüyünce ne mi olacağım, olursa şube müdürü olmazsa ay bu saaten sonra zaten almıyor aklımın ardına sığınıp devam rutine
O zaman başarılar iyi şanslar Allah zihin açıklığı versinlere gider  bu iş...

29 Şubat 2020 Cumartesi

Yıpranmayan eski, sanıldığı kadar eski değil belki
İş ki o eski ne seni yıpratmış olsun ne de sen onu
Tiftik etmemişse gönlünü o ki eski olmuyor
İçinden geçtiğin yılların üzerine hafif lavanta kokusu sindi mi...
Niyet eskiyi yeni oldurma çabasıysa gayretine bakıyor
Gönülden bir giriş gelişmeyi sürüklüyecek ardından
Girizgahı yapmak asıl olan...
Bekliyorum gelsen
Sürükleneceğim çorabın söküğüne...

4 Şubat 2020 Salı

Duysam...

Söyle bana
Deniz olmadığını bildiğin manzarada
Uzaktaki ışıkların suya yansıması sandığın
Göz alabildiğine ışıklarda gördün mü beni...
Kendine bile itiraf edemezken
İçinden diyebildin mi
Aslında benim duymayı beklediklerimi
Neden bu endişe
Belki ben de duymak istediklerini fısıldayacağım kulağına
Kafese kapattığın kalbini özgür bıraksan
Senin yerine o konuşsa
Kimse kimseyi duymasa da
Duyanlar konuşanlar onlar olsa...