2 Aralık 2010 Perşembe

Matematik-i Duygu...

Sağanağın birden indirdiği, havanın puslu hatta karaya çalan durumunun akabinde gözleri kamaştıran alnı kırıştıran güneşin nereden nasıl peydah olduğunun farkedilmediği ama olsun be iyi ki de çıkmış işte sorgulamayı bırakalım dendiği ahval-ı hal içerisinde deveran ederken....
Bir de bakmışız ki "şekillerin yerine geldiği" ama "içinin boş olduğu bir durum" da yüzleri güldürmüş hatta güldürmekten öte tarafa ittiği öğlen arasının rehaveti şu saat olmuş hala uyku dolu gözlerimle mutlu ruhumun hissiyatlarının bileşkesidir...

2 yorum:

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

şimdi ne desem bilemedim Fundam

Funda dedi ki...

maşallah de :)