16 Şubat 2012 Perşembe

Tembel miyiz? Duyarsız mı?

Kaç zamandır aklımda olup da fırsatını bugün bulabildiğim, bir iş gerçekleştirdim...
Başlangıçta tabi ki Gamze için, sonrasında bütün hastalar için kan verdim...
Aslında bir elin verdiğini, öbür elin bilmemesi gerektiğine inananlardanım...
Fakat konu hakkında söyleyeceklerim var...
İbni Sina Hastanesi hemotoloji bölümünde alınıyor diye yazıyor kaynaklarda...
Ben de saat yanılmıyorsam 11 sularında gittim...
Hemotoloji bölümüne günaydın böyle böyle ilik nakli için gerekli kan bağışında bulunmak üzere geldim...
Karşımdaki hanım bir aşağı kata inmem gerektiğini, iç hastalıklar (dahiliye) bölümü 13 numaralı odada Yeşim/Yasemin (ismi ikisinden biri) Hanımı görmem gerektiğini söylediler...
Eyvallah...
İndim aradım buldum...
Yeşim/Yasemin Hanım bana bir form uzattı doldurdum, elime iki adet tüp verdikten sonra ilk girişteki yere gidin kan verin dedi...
Peki dedim sonrasında gidiyor muyum...
Hayır dedi, o tüpleri bana getireceksiniz...
Verdim kanımı, aldım tüplerimi, bir elimde koca palto, hırka, çanta, öbür elimde koluma pamuk kıstırmışım falan pejmurde, dökülen ben, odaya girdim verdim tüpleri, tamam mı dedim...
Tamam dedi, hanımefendi...
Döndüm işime...
Bakınız ben gönüllüyüm, kanımı verip hayırlı bir işe vesile olmak maksadıyla oradayım...
Kapılardan karşılama beklemiyorum ama oradan oraya da sürüklenmemeliyim...
İnsanlar işlerinden güçlerinden zaman ayırıp, zamanla yarışarak geliyorlar, bir oraya bir buraya gitmemeleri lazım...
Ha derseniz ki devlet hastanesi ne bekliyordun canım?
O zaman da gönüllü olunmaz, yapılsa da içine gönül koyulmaz diye düşünürüm...
Bir de naçizane bu işin pazarlaması daha janjanlı olsa keşke diye düşünüyorum...
Tembel milletiz biz...
Hani Kızılay'ın kan bankası araçları, işlek yerlerde konuşlanıyor ya, acaba dedim tabi ki olabilecek gibi mi onu da bilmeden konuşmak istemem ama öyle bir tertibat işlek meydanlara kurulsa, herkes saniyesinde iki tüp kanını verse gitse...
Bir de konuyla ilgili (Gençlik ve Spor Bakanlığı'na) kurumuma bir mail attım...
Kurum olarak kan verelim, hem diğer kurumlara örnek olalım, hem de bu büyük bir insanlık yardımıdır şeklinde...
Mailime cevap gecikmedi, gerekli yerlere iletildi şeklinde, inşallah hayata geçer ve katılım sayısını arttırırız...
Bütün hastalara hayırlı şifalar dualarımla...

10 yorum:

Zeugma dedi ki...

İşte konuya dair okuduğum en güzel postlardan biri.
Hatta en anlamlısı.
Kutlarım seni Fundacığım...

Yazdığın aksamalar içinde küçük kentlerde yaşayanlara, donör olmak isteyenlere kolaylık sağlanmadığı gerçeği de dahil ne yazık ki...

Bütün hastalara acil şifalar, dertlerine tez derman diliyorum.

Funda dedi ki...

Estağfurullah Zeugmacım bu işi öncelikle Allah rızası için sonrasında tabi ki inşallah vesile olabilmek adına yaptım...
Yine belirtiyorum asla söylemek istemezdim ama şu işler biraz daha organize olsak :)
Sevgilerimle öpüyorum seni...

özii dedi ki...

Fundam harika bir iş yapmışsın bizde bugün Ülkümle kan verdik . Aynı niyetle... acil şifalar olsun

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

budur işte Fundam...

Funda dedi ki...

öziim sizden Allah razı olsun :)

Aynurum iyi ki varsın :)

Nesrin dedi ki...

Tebrik ediyorum gerçekten çok güzel bir şey yapmışsın ...
bu etkinlikle hep çoğalsın herkes birbirine yardımcı olsun .

Kara Kalem dedi ki...

Hemşo
Senin geçtiğin o koridorlardan bende geçtim pazartesi. Aynı zamanda yanımda sürüklediğim gerek samsundan ve gerekse orada buluştuğum eski arkadaşlarımla birlikte. Senelik iznimden aldım bir kaç gün sadece Atakanın annesi için. Mesela çorumda yoldan çıktık buzlanma nedeniyle. Kafaları yapmıştık, dışarı soğuktu çünkü, bizlerde eski tüfek olunca demi tuttuk diyelim ve karakolda sabahlamak, çorum bölge polis memurların simit ve çay ikramlarıyla sağolsunlar tkrar yola düşmüştük. Ankarada bir çok bekleme noktaları yarattık kendimize. Mesela erken uyanmayı sevmeyen gece kuşu tiplemesi arkadaşları yataklarında ıslatıp, gün hazırlamak ve sarılıp hasret gidermek gibi, mesela kızılayda YKM önünde unuttuğum o Ankara ayazını tekrar iliklerime işlemesini hissetmişken, on dakika geç geldi diye Fidan arkadaşımın süslü makyajına yol boyu söylenmem gibi. Tüm bu evreleri hiç konuşmadık bile. Kanlarımızı tam 23 kişi tüplerde teslim ederken hep birlikte buluştuüğumuz ve onlara saç tava yapıp biraları ziftlendirdiğimiz o soğuk gölbaşı gecesinde hiç bu kadar çok yıldız olduğunu görmemişti sanki gökyüzüne bakan yaşlı gözlerim.

Bazen hayattan umudunu ksersin. Bazende hayat senin bileklerini keser. Aslında ne o tembeldir nede sen. Sadece yaşamlarımızın bir döneminde heyecanı kaybediyoruz galiba. Ve onu tekrar yakalamak unutturuyor herşeyi. Tüm o çileli evreler gibi.

şimdi dua etmek zamanı
Atakanın annesi için.
Ve tüm bizibu heyecana sürükleyen ve bizim sadece insanlığımıza muhtaç insanlarımız için.

Funda dedi ki...

Sen şimdi bana kötü birşey mi söyledin sevgili kardeşim :) bak biz ne badireler atlattık sen yalandan iki dolandın diye yazmış da yazmışsın diye :) Şaka tabi sizin yaptığınıza kahramanlığın dik alası derler ben de ellerinize ayaklarınıza yüreğinize sağlık derim ve de umarım bizleri bu heyecanlara sürükleyen iyi hadiselerin olması dileklerimle... İyi geceler :)

Kara Kalem dedi ki...

:)) az çok çinçine, yani bana yakın büyüdüğün için nasul anlorsun beni :)) hiç rüya görmemiş birine bir şamar vursan ertesi sabah sana dönüp rüyamda seni gördüm der, sonra hayat yine kaldığı yerden akıp gider.

bu anlamda sadece fidan ekmiyorum, şuna insanda ekiyorum demeliyim. şimdi kendime kızıyorum keşke o hastane koridorunda karşılaşsaydık ve kız karnım çok acıktı hadi bir mantı ısmarlasana diyecek kadar alçalsaydım ilk karşılaşmamızda karşında. Hemşo kırarmıydın beni de bakim. :)))

Funda dedi ki...

Tabi Aydınlıkevlerle karşı karşıyaydık işte :)
Ayrıca da valla dırlanmıyorum ya bak vicdan yaptırdın bana :)
Keşke karşılaşsaydık...
Bir de ne alçalması aşkolsun alçalmak filan...
gider efendi efendi mantılarımızı yerdik en sarımsaklısından aslanlar gibi :)
Sevgilerimle...