Benim memleketimde deniz yok ...
Önce maçı seyretme fikri cazip geldi tabi, coşarız tezahürat yaparız dedim ama bir yanım dedi ki kalk hava güzel tıkılma, deniz kokla hafta sonu insan cıvıltısı, doğa güzelliği renk cümbüşü gez dolaş...
Cidden o kadar sıkıntılı geçen 18 Eylül ve sonrası ağır travmalar, yaşanılanlar derken, o denizi görmek, üzerinden gelen esintisini koklamak nasıl bir güzelliktir inanılası değil...
Şükredecek o kadar çok şey var ki; görüyorum o güzellikleri, içime çekebiliyorum o havanın rüzgarın tadını, yürüyorum koşuyorum...
Şöyle bir bakıyorum hayatın olanca yalandanlığına inat, hala hayat hırsına sahip olanlara, gülüyorum gülmekten öte üzülüyorum zavallı onlar çünkü...
Ömre bedel o koku, o görüntü, dünyalar benim olsa kaç yazar o anı yaşadım ya...
En şahane yerdeyim işte, sağlık oldu, üzerine şahane hafta sonu...
Tünelin sonu güneşmiş, aydınlıkmış, ne senaryolar yaşandı kafada ama kalp hep dedi ki iyi olumlu hayırlısı derken derken nihayete erdik...
Diliyorum can-ı gönülden her dertli her sıkıntılı ve her hasta müjdelerle nihayete ersin...
İzmir hakikaten yaşanılacak yer valla koca kazık oldum, hala ana kuzusuyum itiraf ediyorum onu babamı kardeşimi bırakıp bir yerlere gidemiyorum dizinin dibindeyim hala, böyle de zayıf o yanım...
Ama onlar da gelsin bir dakika durursam...
Aman bizim Bey duymasın da bu kısım bir miktar kızdırabilir ana kuzusu hadisesi :)
Bizim Bey İzmir sınırları içine girince bir sevgi kelebeği oldu hafta sonu ömürlü...
Bir güleç bir sevecenlik aman Allahım neredeyse herkesi kucaklayacak o kadar özlemiş ...
Nasıl yayalara yol veriş öyle keza arabalara neredeyse sırtlayıp taşıyacak...
Kolay mı ne günleri geçmiş ailesi rahmetli babacığı hayatının büyük bölümü...
Sevilmeyecek şehir değil tabi ki doğruya doğru...
Ankara' ya girdiğimizde deniz aradı gözüm desem yalan olmaz...
Bizi misafir eden dünya tatlısı şeker insanlar bizim Bey' in üniversiteden sınıf arkadaşı ve eşi...
Hatta sağolsun eşi rehberim oldu, sıkılmadan sokak sokak anlattı her yeri gezdirdi...
Rengin' de babasına havale olunca koca bir cumartesi iki kadın ve İzmir...
Kahveci Ömer (ağası var mıydı hatırlamıyorum) Alsancak' ı Kordon'u bir sürü yeri...

Bizim Bey in referansıyla sabah kendimizi attığımız kahvaltı, Güzelbahçe' de...
Eski Çeşme yolu çok severim ayrıca o yolu...

Çamlık Sokakta bir şirin cafe, dekorasyonu ilginç, yemekleri şahane dilek tutulacak çaputlar bile var kapıda, ortadaki açık renkli çaput da benimki...
Kahvaltı sonrası yerini hatırlamadığım İzmirspor tesislerine götürdü antrenman yaptığı yerler görünce de içi bir hoş oldu tabi...
Kolay mı 13 koca yıl...
İlk IKEA tanışıklığım, yemek faslına katılamadım dişimin yemek yememe müsade saati gelmediğinden...

Nasıl cıvıl cıvıldı heryer, yaşayan kent...