31 Aralık 2012 Pazartesi

Mesajınız Var...


Yeni yıl argümanlarını tam tekmil yapmasam da -ki anlayışıma ters düştüğünden- herkeste bir coşku olduğundan mıdır nedir, güne güzel başladım...
Cumartesi pazarları da sayarsak dokuz gün evden çıkmamacasına, kanepede oturduğum yeri çökertircesine, hiiiç işe güce dokunmadan- bir genel temizliği saymazsak- şahane bir bukle geçen tatil ardı işe başladım bugün...
Özlemişim de, hava da güzel, aydınlık bir sevinç içerde benden öte...
Şimdi gelelim mikrofona eğilip yeni sene mesajına ki adet bozulmasın...
Efendim öncelikle sağlık üzerine örülü, sevdiklerle süslü, ev huzurunun, iş yeri huzurunun bolca yaşandığı, müjdeli haberlerin kapıdan baktığı, evin, paranın, huzurun, mutluluğun, bereketinin katlanarak arttığı, hayırlı, uzun, kalplerinizin muradının gerçekleşeceği nice nice seneler geçirmenizi can-ı gönülden dilerken... Yanaklarınızdan öpüyor...
Kucaklıyor... 
Sırtınızı pış pışlıyorum...

27 Aralık 2012 Perşembe

İzin Dediğin Nedir ki?

Çok güçlü olmadıkça hiçbir güç evden çıkaramıyor beni izin günlerimde...
Nasılsa hep evden dışardayım diye eve bir özlem, onunla kendimle başbaşa kalma hali bendeki...
Zaten ne kaldı ki bitmesine de...
Pazartesi yarım gün sene sonu yoğunluğundan iş yerinde geçti, salı da aynı şekilde geçecekti ki dışarı işleri buna müsaade etmedi...
Araya bir terapi sıkıştırıp rahatlarken ayrıca bir de gece gezmesi ilavesi ettim mi e zaten çıkmışım da yeteri kadar...
Bugün de dünden seyredemediğim Kuzey Güney' i seyredip sonrası evi bir elden geçirmek icap eder hazır ortalık sakinken...




19 Aralık 2012 Çarşamba

Biri de Benim...

Spor uzmanları 11 yıldır kadro bekliyor
Spor uzmanları 11 yıldır kadro bekliyor
 
Beden Eğitimi Yüksekokulu mezunu 323 Sözleşmeli Spor Uzmanı tam 11 yıldır kadro bekliyor.
19 Aralık 2012 Çarşamba 
ANKARA (ANAYURT) - 2001 yılında Devlet Memurları ataması için yapılan o dönemin KPSS sınavı( KMS) ve yabancı dil sınavı ile atanan ve şuan Türkiye’nin 81 ilinde Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olarak çalışan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu toplam 323 Sözleşmeli Spor Uzmanı tam 11 yıldır kadro bekliyor. ve yetkililerden artık mağduriyetlerinin giderilmesini ümit ediyor.
Devlette geçen sene 200 bin sözleşmeli kadroya alınırken sözleşmeli spor uzmanları yine kapsam dışı kaldı.
11 yıl önce teşkilata 500 kişi olarak giren Beden eğitimi ve spor yüksek okulu mezunu spor uzmanlarının sayısı aradan geçen yıllarda kadro verilmemesi sebebiyle öğretmenliğe geçenler ve ayrılanlarla beraber toplam 323 ‘e düştü.
11 yıllık süreçte Türk sporunun yönlendirilmesi, yönetilmesi ve organizasyonlarında büyük emeği ve katkıları olan sözleşmeli spor uzmanları özellikle şu günlerde belediye çalışanlarının kadroya geçirilmesiyle ilgili çalışmalar sürerken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç , Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten kendilerininde bu çalışmaya katılarak kadroya geçirilmeleri için yardım bekliyor.
Spor uzmanları, 11 yıllık süreçte teşkilata kendilerinden sonra birçok memur, antrenör ve sportif eğitim uzmanı alındığını ve şimdilerde de Gençlik ve Spor bakanlığına yeni uzmanlar alındığını; ancak Beden Eğitimi ve yüksek okulu mezunu olan geçmişinde sporculuk, antrenörlük, yöneticilik yapmış kısaca spor konusunda ehil olan ve 11 yıldır kurumda her türlü işleyişi öğrenmiş mevcut personel olarak kendilerine neden kadro verilmediğini , ve bu durumun ne zamana kadar süreceğini merak ediyor.

18 Aralık 2012 Salı

Patik "Can"dır...

Haftaya izinli olabilmem için gerekli girişimi yaptım neticelenince yaşasın beş gün pamuk anneannemle evde olacağım...

17 Aralık 2012 Pazartesi

Kendimin Kendime Hediyesidir...


Bir hummalı hayat benimki hastalıklı...
Baskının asgariye indirgendiği, umudun çokça var olduğu...
Bir gün müjdeli bir patlamanın gerçekleşeceğini sanarak...
Birden her şeyin iyi manada tepetaklak olup, çarkların aslında eğri büğrü yerleştiğinin farkına varılıp da, hah şimdi oldu, bak yanlışmış, yerimiz konumumuz deneceği, benimse bıyık altından gülümseyip içimden "ben bunu zaten biliyordum" gülümsemesiyle seyredeceğim kocaman bir patlamanın aydınlanmanın başlayacağı günün ivedi geleceğini...
Ne ekşi ne tatlı mayhoş ama yendikçe yenilesi hani cennet hurması gibi...
Bir penceresi acayip keyifli, bir penceresi sağlığa varlığa duacı, bir penceresi hafif huzursuz, bir penceresi şakacı, bir penceresi... şeklinde süregiden bol pencereli alçak apartman vaziyet...
Yeşil çayımı yudum ediyorum kendi kendime hediyem olan bardağımdan...
Milyon tane olsa daha da istemem demem o kadar aç gözlüyüm bu nevi edevatta...
Yeşil çayıma ve öğle arama eşlik radyo alaturka dinlemekteyim, çalan parça da ah bu gönül şarkıları...
Pek severim eski sanat müziği şarkılarını rahmetli babaannemden hatıra...


5 Aralık 2012 Çarşamba