4 Şubat 2012 Cumartesi

Reklamlarında Tablet Miktarını Ayarlamak Kolay Olmayabilir Diyen Pril'in, "Sıvısı" Çıkmadan Önce Tabletinin Olması Ne Talihsiz Bir Durumdur..?

Çok tatlı bir arkadaş grubumuz var...
Beş aileyiz...
Aynı iş yerinden...
Ayda bir toplaşıp, yiyip içip, gülüşüp, bebişlerini sevip hasret giderip, dönüyoruz evlerimize...
Bugün de öyle bir gündü...
Beyler maç izlerken, biz de çocuklarla birlikte toplaşıp da sohbet eder iken, konu kocalardan, sevgililerden ve onların gününden açıldı...
Kesinlikle yalandan olarak nitelendirdiğim, şahsım adına, işin tamamen para harcayın günü post makinasından şifrenizi girin, olmadı nakit akıtın tarzında geçirilmesi şart koşulan gün işte, sıradan...
Kızlardan biri kocasına iphone 4 almak isterken, diğeri ihtiyacı olan gömleği alacağım dedi, ben de yok bir iş dedim ne lüzumsuzdur gereksizdir bu hareketler...
Ama dedi telefon alacak olan, sevgili ruhumuzu kaybetmeyelim, sevişgen olalım, gezelim elele kolkola, hayatı bayram şekeri kıvamında yaşayalım...
Bu kadar abartmadı da ben salladım şimdi ona...
Anlamak istediğim ya da ben mi salağa yatıyorum, bu evlilik işinden sonra sevgili sınıfından mezun oluyorsunuz...
Bu iş sınıf sınıf, hazırlık flört devresi...
Birinci sınıf, evliliğin ilk evresi adaptesi sınıfta kalması, yaz okulu filan olabilir...
İkinci ve üçüncü sınıflarda da tökezlemeler olabilir aman diyim...
Gerçi bu işin zinciri, çekme halatı, takozu olsa taşıyın kullanın diyeceğim ama elde malzeme de olsa olmasa da duruma intibak etmek lazım...
Sonraki dönemler, mezun olduktan sonra sittin sene okuma halinde olacağınız, araştırma yapacağınız, taktikler geliştireceğiniz, eş dost akraba kulislerinde kavrulacağınız dönem olan, halk arasında "ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin" isimli dönemdir ki; master, doktora derken ordinaryusluğa kadar gider bu işin sonu...
Çok istisnaları saymıyorum tabi ki elimde istatistiki bir bilgi yok elbette, olsa da inanır mıydım bilemem...
Gözlemlerim yaşadığım...
Hani yazıyorlar ya hatunlar sevgilim, bebişim, can parem  hödö hödö, yalan külliyen, öyle çok kocam aşkım geberiyorum diyene de kulak asma....
YALAAAAAAAAAAN...


6 yorum:

Sen kısaca F. de dedi ki...

heyttt kocam olursa eğer bir gün belki neden olmasın olmayabılme olasılıgı yuksek fakat ben hep sevdiceğim gülüm balım yavrum diyeceğim sende bana iğrenerek bakacaksın:)

Funda dedi ki...

gebertirim :)

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

şimdi evli olup kocasına yazılarında böyle hitabedenler dalmasınlar sana Fundam :))

Funda dedi ki...

Gelen ağam derim Aynurum da dalan olmaz gibime geliyor :)

SemihaHarun dedi ki...

bayılıyorum şu konuşma uslubuna. ne desen haklısın şekercim.Yok öyle evlilik sonrası aşkımızı kaybetmeyelim durumları.Aşk gidiyor, sevgi kalıyor geliyor, arkadaşlık kalıyor, ev idaresi, geçim zorluğu, çoluk çocuk işleri kalıyor geriye. Aşka vakit yok yani. Vakit olsa para yok. (bu arada gömlek te alamıyorum) :)))

Funda dedi ki...

Sağol Semihacım utandırma beni :)
Aaaa gitti gömlek demek...
Hayırlısı olsun...